Diş Buğdayı ❤

Zeybahar (187)-1

Bir bebeğiniz olmadan önce muhtemelen büyük konuşmussunuzdur. Ben konuştum mesela. Bebeğim olmadan önce bana sorsanız diş buğdayı dahil bir çok şeyi yapmam herhalde derdim 🙂 Şuan bebekle ilgili her kutlamayı yapıyorum iyi ki yapıyoruz, her anı çok keyifli her anı çok kıymetli ve çok çabuk geçiyor zaman ❤

Zeybahar (139).jpg

Nisan’ın diş belirtisi pek olmadı, ne ateş ne başka bir şey. Damaklar sertlesmişti doktorumuz 5. ay kontrolünde söylemişti ve bir hafta sonra baktım bizim miniğin dişi patlamış 😌 Bir iki gün sonrada yanındaki patladı ve bizim kız 5 buçuk ay civarı alt iki dişini sessiz sedasız çıkardı. Dediğim gibi bebeklerin her anı keyifli, hatıra kalsın ve kızımın geri kalan dişleri de sorunsuz inci gibi çıksın diye diş buğdayı yapmaya karar verdim.

Diş buğdayı nedir neden yapılır öncelikle; Diş buğdayı bebeğin ilk dişinin çıkmasıyla birlikte yapılır. İlk dişi çıkan bebeğin geri kalan dişlerinin buğday gibi güçlü düzgün ve sağlıkla tamamlanması için yapılan bir gelenek. Araştırmalarım sonucu Anadolu’da çok eskilere dayanan bu geleneğin yer yer Diş Hediği olarakta anıldığını gördüm. Bebeğin ilk dişinin çıkmasıyla öncelikle dişi ilk gören kişi bebeğe bir hediye alıyor. Bizim durumda tabi ki annesi olarak ben gördüm 🙈 Bir aile büyüğüne ya da bir yakınınıza da bu görevi verebilirsiniz 😊 Ben hemen gittim kızıma sembolik bir hediye aldım. Bazı yörelerde de diş buğdayı yapılırken kaselerden birinin içine bir altın ya da bir şekerleme konup, kime denk gelirse o kişi bebeği baştan aşağı donatıyormuş. Ben bu görevi kendim üstlendim ilk gören kişi olarak 😊

Diş buğdayı genelde aile arasında minik bir kutlama olarak yapılsada daha büyük bir organizasyon da tamamen size kalmış. Ben aile arasında evde bir kutlamayı tercih ettim. Aile büyükleri dahil toplamda 10-12 kişilik bir parti planladım. İlk olarak aklımda bir pasta yaptırmak vardı ve onun siparişini verdim. Aynı zamanda kurabiyeler ve popcakeler yaptırdım.

zeybahar9

Diğer yiyeceklerde evde kendimiz yaptık. Tercih tamamen sizin. Biz çay partisi gibi düşündük kısır, börek, Çerkeş tavuğu ve tatlılar tercih ettik. Buğday olarakta, buğdayı haşladık minik cam bardaklara koyup ceviz ve nar ile süsleyip servis yaptık.

Dekorasyon tamamen bana ait, pembe tonlarını gümüş ile bütünleştirip mint ve lila ile renklendirdim. Balonlar, yine vazgecilmezim oldu. Minik ciçekler ile sofrayı zenginleştirdim.

Zeybahar (46).jpg

Önce bol fotoğraf çekindik, pastamızı üfledik, misafirlerimizin hediyelerini açtık. Yemeklerimizi yedik, buğdayımızı tattık. Geleneğin devamı olarak miniğin önüne objeler koyduk, kendisinin hangisini seçeneğini bekledik.Bunlar çeşit çeşit olabiliyor, ileride hangi mesleği seçeceğini gösterdiğine inanılan aslında tamamen eğlencesine olan kısımda çok eğlendik 😊 Biz bir fotoğraf makinesi, ilaç  (eczacı ya da doktor), kitap ( okumuş olsun, eli ekmek tutsun) ayna, altın, kalem, cetvel bulamadık metre koyduk 🙈 tamamen kafamıza göre eğlencesine. Kızım gitti tabi ki fotoğraf makinesi secti😍 En sonda başından aşağıda buğday serptik ki geri kalan dişleri de buğday gibi sıralı sorunsuz sağlıkla gelsin diye.

Zeybahar (113)

Biz çok eğlendik ve çok güzel anılar biriktirdik. İnşallah Nisan’da büyüdüğünde fotoğraflara bakınca mutlu olur ona komik anılarımızı anlatıp beraber güleriz. Sağlıkla tamamlansın yavrumun ve tüm yavruların  dişleri 🙏 Buyrun fotoğraflar konuşsun 🤗

Zeybahar (150)

0 (83)

0 (37)

Bu chalk board (kara tahta) düğün zamanı yaptırmıştım ve o gün bu gün kullanıyorum 😊 Uzerindekileri apar topar ben yazdım çizdim tebeşirle🙈

Zeybahar (6)

0 (50).jpg

Geleçek olan misafirler yakın aile olduğu için hepsinin hoşuna gidecek bir hediye olduğunu düşündüğüm magnet hazırlattım. Herkes tabi ki bayıldı yeterki Nisan olsun 😌

IMG-20171028-WA0009

Zeybahar (159).jpg

Nisan’ın elbisesi: Gap Kids, Ayakkabısı: Moccz https://www.instagram.com/moccz_official/
Saç bandı: Aisha & Joe https://www.instagram.com/aishaandjoe/

Benim Elbisem: Vnv https://www.instagram.com/vnv.vnv/

Pasta ve kurabiyeler: Mia Atölye https://www.instagram.com/miaatolye/

Cakepoplar: Candy Fırınım https://www.instagram.com/candyfirinim/

Magnet ve balonlar: Parti Dünyası https://www.instagram.com/partidunyasi_/

Chalk Board: Mrseyuboglu https://www.instagram.com/mrseyuboglu/

Fotoğraflar: Merve Gözaçan Photography.
https://www.instagram.com/mervegozacanphotography/

Zeynep ❤

Reklamlar

Emzirme haftası şerefine bizim minik hikayemiz ❤

IMG_20170618_204018_606

1-7 Ekim Emzirme haftasaymış, sevdiğim arkadaşımdan öğrendim, guzel hikayesini paylaşmış, bende çok minik anlatmak istedim. Herkesin hikayesi farklı, ancak yaşayan bilir.

Nisoş nur topu şeklinde doğdu sağlıklı bir şekilde koynumuza kondu 🙏 Boyu posu beklendiği gibi yerinde doğdu. Ben doğumdan önce hiç aman emer mi, sütüm gelir mi ne yaparım kaygısı yaşamadım aklıma bile gelmedi çünkü o an yaşayıp görecektik ve neden gelmesin ki diye hep pozitif bir hamile oldum. Sezeryan olduğum için hep geç gelebileceği söylendi sütün ama hemen geldi azda olsa. Nisan’da bebeklerin doğuştan sahip olduğu emme refleksiyle hemen tuttu memeyi, emdi uyudu vs vs derken hastanede 2 gün geçirdik sezeryan olduğum için.
Bu süre zarfında hastanede olunca kendimi güvende hissederek hep bebek hemşireleri yanımda sordum, süt var dimi, yeter dimi, kakasi çişi iyi dimi.. Süper süper devam dediler. 3 saatte bir dediler ama ben daha sık verdim(ailemi de dinleyerek). İki gün her şey şahaneydi (Nisan’ın bazen çok ağlaması dışında hatta fotoğraf çekemedik doğru düzgün çünkü hep memede olmak istedi yoksa ağlıyordu)

Hastaneden çıkmak için hazırlandık eşyalar arabaya gitti hatta, son işlemler bitsin bebeğimizi alıp çıkıyoruz derken bir doktor geldi ve bir değere yanlış bakmışız bekleticem sizi dedi ve yarım saat sonra ilk defa gördüğümüz kadın (empati açısından belirtiyorum kadın olduğunu) bir doktor geldi karşıma ve ‘Bebekte enfeksiyon var, tuz oranı da yüksek görme kaybı ve beyin hasarı söz konusu, sizi çıkaramayiz bebeği hemen yoğun bakıma alıyoruz’ dedi. 2 günlük lohusa ben önce kafama balyoz darbesi almış gibi oldum olduğum yerde kaldım beynim uyuştu, sadece ‘ne enfeksiyonu’ diyebildim. Cevap olarak ‘sizden yani anneden kapmıştır’ dedi üzerine bir de. Bende enfeksiyon yok ki dediğimi hatırlıyorum sonrası yok bende. Yeni doğum yapmış bir anneye bu böyle mi soylenmeliydi hem de hem cinsim biri tarafından. Bebek önde biz arkada yoğun bakıma indik, ne sezeryan yeri acısı ne başka bir şey. Ben hayatımda o yoğun bakım kapısı önünde yaşadığım kalp ağrısını ve iç yanmasını yaşamadım. O yaşıma kadar hiç gerçekten üzülmemişim meğer. Ciğerim yanıyor derler ya, gerçekmiş. Ciğerim yandı, yaşlandım, ömrümden ömür gitti. Üzerimizden şoku atlatıp ailecek kendimize gelince sorgulamaya başladık ne enfeksiyonu ne oldu, bu bebek gayet sağlıklı doğdu neden yoğun bakımda diye. Ben tabi bunları değil çocuğumu görme peşindeyim. Sonra beni giydirip yoğun bakıma aldılar. Nisan kuvözün içinde, kolunda serumlar damar yolları minicik bedeniyle çıplak yüzükoyun yatıyor. O an hafızamdan ne yapsam gitmiyor, her hatırladığımda bunları yazarken dahil gözlerimden yaşlar akıyor. O an orada yine öldüm sanki. Çok ağladım, cok bağırdım, cok isyan ettim. Gözüm ne kimseyi gördü ne kimseyi duydu. Bir hemşire ağla, ağla ama bir noktada dur ki bebekte hisseder onu beslemeye de devam etmen lazım, sütün gider, her şey yoluna girecek ama bebeğin için senin iyi olman lazım dedi. 3 saatte bir gel yoğun bakıma emzirmeye dediler. Sürekli gittim zaten hastaneden çıkmadık. 1 hafta 10 gün kalır yoğun bakımda en az ama önce 48 saat önemli dediler. İlk emzirmeye indiğimde Nisan memeyi reddetti. Doğduğu andan itibaren memeyi tutan bebek, 3 saat içinde memeyi reddetti ve asla ağzına almadı. Bir sonraki gidişimde yine almadı, asla emmedi. Bu böyle sürdü. Sonra bu süreçte ben mastit olma yolunda ilerlerken sağmaya başladım hemen. Fiziksel acıyı hala bedenim ruhum kadar hissetmediği için sağdım sağdım. İlk başta çok çok az gelen süt her sağdığımda iki katına çıktı. Bu sürede Nisan mama takviyesi aldı, sağdığım sütler belli miktara çıkınca onu da verdiler mamaya ek olarak. Biberonla da olsa ben gidip besledim yoğun bakımda, buna hakkım var istiyorum dedim. Kaç farklı hemşireyle Nisan’a meme tutturmaya çalışıp başarısız olduk hatırlamıyorum. İki gün emen bebek memeye kafa çevirdi ama biberondaki sütü anında içiyordu. Denemediğimiz teknik kalmadı ama emmedi. Hep sağmaya devam ettim.

Detayları geçiyorum. Bebekte ne enfeksiyonu diye araştırmaya başlayıp tahliller vs vs incelendi derken ‘Bebekte enfeksiyon var’ diyen doktor hanım ‘ ben enfeksiyon demedim teşhisi de ben koymadım zaten’ dedi. Hatta bir gece yoğun bakımda emzirmeye çalışırken gece 3 emzirmesi hatta hiç unutmam, nöbetçiymis ve karşıma geçip ‘siz beni şikayet mi ediyorsunuz, ne var!’ diye kavga etmeye bile çalıştı. Daha bir çok detay.. Yaşadığımız stres tarifsiz kısacası.

Bu iki günlük süreçte yoğun bakıma gidip geldikçe şükrettim. Nisan oradaki en sağlıklı bebekti. Yanında 500 gramlık yaşam mücadelesi veren minik bir bebek, onun yanında yine bir minik melek nisanın yarı kilosu bile değildi. Onları görüp annelerini düşündükçe şükrettim, onların anneleri de belki bebekleri hayata tutunuyor diye şükrediyordu. Beterin beteri vardı evet ama Allah hiç bir anneyi evladıyla sınamasın herkes kendi yaşadığını bilir. Yoğun bakımda belirsiz iki gün sonunda hatta o gün evlilik yıl dönümümüzdü bize süpriz moral olsun diye ablamız pasta almaya gitmiş. Odada otururken yoğun bakıma emzirmeye gitmeyi beklerken Nisan’ı getirdiler minik beşikte 😌 İşte yeniden doğdum, yeniden doğurdum, ömrüm geri geldi. Sonuç olarak bebekte hiç bir şey yokmuş, yeni doğanların hepsi belirli bir kilo kaybı yaşarmış ama Nisan bu kaybı çok kısa sürede verince ”aslında korkmuşlar” güya.

”Yalancı pozitifmiş” baktıkları değer, buyrun bebeğinizi dediler. Şaka gibi. Bebek aç kalmış dediler. Neden aç kaldı? neden beslemedik? süt yetiyor mu diye sorduk? yetiyor dediniz? sonra enfeksiyon var dediniz, kilo kaybı dediniz? Bu sorular hep havada kaldı. Sadece bütün güzel enerjiyi bebeğimizde tutmak istedik ve hastaneden resmen arkamıza bakmadan kaçtık dava açmadık bu kabus bitsin unutalım diye. Emmediği için mama takviyesi başlayın dediler ki yoğun bakımda başlanmıştı. ‘Biz size doymuyor mu acaba anne sütü yetmiyor olabilir mama verelim mi dedik hayir dediniz” dedik ama iş işten geçmiş bebek doymamış ve sonuç olarak yoğun bakıma girmişti. Yine iki hemşire hastaneden çıkmadan tam yarım saat emzirme denemesi yaptılar ama Nisan asla emmedi. Memeye ağzını kapatıyordu. Hastaneden kaçar adım çıkıp hemen ayarladığımız doktora gittik. Bendeki psikoloji ‘bu çocuğa hastanede bile bakamadım, ben evde hiç bakamam’ oldu. O yüzden güvendiğimiz bir doktor muayenesi eve gitmeden şarttı. Tam sekiz dakika sonra yeni doktorumuza vardık o kadar kısa sürede bakın neler değişti. Hemen baktı, muayenesi yapıldı, bütün değerleri incelendi ve her şey normal. Ben ise sürekli hangi mama, hangi mamayi vermeliyim? hangi biberon? nasıl besleyeceğim diye sorup durmuşum. En son doktorumuz ‘hadi şimdi emzirelim’ bakalım dedi. Ben hemen ’emmiyor asla küstü, az önce denedik hangi mamayi tavsiye ediyorsunuz? ‘ diye tekrar sordum. Gel deneyelim dedi doktorumuz sakin ol. Denedik ve Nisan sanki yarım saat öncesi ve günlerdir reddettiği memeyi hiç bırakmamışcasina emmeye başladı. Ben inanamadım ağlamaya başladım, Ahmet aynı şekilde şoka girdi ama emmiyordu nasıl olur diye sevinçten ağlamaya başladık. Doktorumuz da bizimle ağladı kucaklaştık resmen. Mama yok bu bebek emecek bak nasıl güzel emiyor aynen böyle devam dedi. Sıfır kilometre bir bebeğiniz var doya doya büyütün diye de ekledi. Haftaya gelin kilosuna bakalım dedi ve biz eve gittik. Nisan o gün bugün hep emdi sadece anne sütü aldı. Hastanede memeye bakmayan çocuk çıktığımız an sanki rahatladı, hissetti. Bende hastaneden çıktığımız için rahatladım sanıyorum üzerimdeki kötü duygular gitti, bebekte bunu hissetti. Sürekli emzirdim bir hafta sonra kilo kaybı yoktu ve 1. ay kontrolünde fazla fazla kilo almıştı. Benim için bu minik bir mucize.

Annenin psikolojisi ve baba desteği çok önemli. Ahmet hiç pes etmedi ben uyanmakta zorlandığımda o uyandı destek oldu hep. Her yerde emzirdim, emzirecek ortam buldum gerekirse yarattım. Bebeğim doyuyordu nasıl olduğu önemli değil, aç kaldığı için yoğun bakıma alındığı söylenen bebeğim doysun yeterki en büyük derdim oydu, o anne sütünden yana kullandı hakkını benim bünyem el verdiği için. Bol su içtim, hep emzirdim saat beklemedim özellikle ilk üç ay, süt arttırıcı çay içtim, çiğ badem ve tabi ki hamilelikteki gibi sağlıklı beslendim hala besleniyorum. 6 ay olmak üzere ve anne sütü dışında henüz bir şey yemedi. Hep güzel düşündüm sütüm yeter mi yetiyor mu değil ohh sütüm yetiyor sinyali gönderdim beynime. Az emdiğini düşündüğüm zaman mutlaka sağdım ki arz talep meme dolması gerektiğini bilsin diye.

Anlayacağınız benim bebeğim ilk iki gün aç kalıp çok hızlı kilo verdiği için bazı değerlerinden şüphe duyulmuş ve yoğun bakıma alındı, biz bunun için kıyamet kopardık. Anneden bebeği alıp ayırmak yerine mama desteği verip neden anne yanında izlemediniz madem öyle diye. Bu emzirme olayı anladım ki çok hassas bir nokta anneler için, kimseye emiyor mu, sütün var mı? neyle besliyorsun diye sormadım ve sormamda. Önemli olan bebek doysun, sağlıkla annesinin babasının yanında olsun, imkan varsa tabi ki anne sütü ama yoksa alternatif takviyeyle hiç bir yavru ailesinden ayılmasın ❤

IMG_20170912_192538_729

Zeynep ❤

Merhaba Emzik, Merhaba pamuk Nisan ❤

zeybahar2

Mutlu haftalar olsun 😍 En çok ne istersin deseler, Nisan’ın şu ayına her istediğimde geri dönmeyi dilerim 🙏 2 buçuk aylık haline bundan 10 sene sonra da dönebilmek, o minik el ver ayaklarını hunharca öpüp koklamak isterim en minik güzel haliyle 😋 Dikkat çekerim 2 buçuk aylık hali yani şimdiki hali, bir ay öncesi değil 😂 Neden mi, Nisan’ın çılgın ağlamalarına şahit olanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Şaka bir yana keşke her haline her istediğimizde dönebilsek 😌

Tam 2. ayında doğru emziği bulduk. 2. ay kontrolüne giderken ilk kez arabada tüm yol boyunca ağlamadı, kucağımda memede değildi anakucaginda ilk kez tüm yol boyunca seyahat etti. Neden? emzik sağ olsun ❤

Hastaneye doğuma giderken bile yanıma emzik aldım ben, hiç emzik karşıtı olmadım. Hastanede sordum çok ağladığı için vereyim mi diye, ASLAAAAĞ OLMAZ, MEMEYİ ALMAZ dedi canım hemşireler. Peki dedim bende, sonra 3. Gün hala nedenini bilmediğimiz şekilde yoğun bakıma aldılar bizim pamuğu, 3 saatte bir yanına gittim hep, 2. gidişimde bir baktım aa bizim kızın ağzında koca bir emzik kuvözün içinde yatıyor. Bu ne dedim emzik? Ehö Ehö şey çok az veriyoruz sakinleşsin diye çok ağladı dedi sevgili yoğun bakım hemşireleri bana. Ee ben sordum ‘olmazzz emzik mi tü kaka meme almaz’ dediniz? ehh şey yok çok ağladı sakinleştirmek için verdik kısa süreliğine dediler. Sakinleşiyor madem verin ben karşı değilim zaten dedim. Sonra hastaneden çıktık ve bizim tos tos bir daha emzik almadı, o minnos ayıcıklı emzigi 3-5 saniye tutup tükürdü hep. Sonra asıl sevdiği meme olan ‘Ben’ en kanlı canlı orjinal meme girdi devreye yani anne memesi, her saniye ağzında olsun istedi, memede değilken adeta bir pamuk şeytan kesildi. Önce dedim bu çocuk doymuyor yoksa ağlamaz memeden ayrılınca. 20+20, 40 dakika sonunda bile memeden alıyorum allah kıyamet kopuyor, gören alttan etini cımırıyorum zanneder. Doktora gittik bu doymuyor mu dedim çok ağlıyor, tartı fazla fazla doyduğunu gösterdi ama bizim minik meme canavari hala bağırıyor. Anne kucağı ister ama meme de ağzında olsun istiyor dedim. Zaten kucağımda bu durum çok hoşuma gidiyor tamam ama hep meme ağızda olunca nereye kadar diye düşündüm.

Sokağa çıkıyoruz ama feryat figan, arabasında asla oturmuyor kucak, ve tabi ki meme istiyor. Bir de kırkından sonra kolik olduğunu anladık hayat zaten iyice kabus oldu. Gündüz uykusu neredeyse hiç yok, memede derin uykuya dalan bebeği koyuyorum cin kesiliyor. Neyse ben tuvalete bile gidemiyorum neredeyse o derece. Bu arada yılmadan emzik deniyorum. Çeşit çeşit, azimliyim bulacağım, bakkal memesi diyorlar en son ona kadar denemeye varım. İlk önce kaliteli olanlari deneyeyim bakkal memesi de deneyeceğim o derece. Denediğim emzikleri tükürüyor, bir üst reddediş  öğürüyor. Kusarım bak çek şunu ağzımdan diyor resmen gözümün içine bakarak. Bu emzikte olmadı kaldır Zeynep, sıradaki… Bu arada doktora giderken bu çocuk doymuyor mu diye ağzında 5-10 saniye tuttuğu emzik var ( ben ittiriyordum o atıyordu gerçi 🙂 ) Neyse o emzik var. Ahmet dedi ki çıkar istersen doktor kızmasın emziğe. Kızmaz bizi kurtarsın hatta sorucam dedim, doktorumuz da güzel güzel anlattı kızmadı tabi.. Bazı bebeklerin ki Nisan da öyle dedi emme refleksleri fazla güçlüdür onları tatmin etmek gerekir yoksa mutsuz olurlar dedi. Uykuya bile dalamazlarmış, işte bizim Nisoş aynen öyle. Anne memesi bütün gün versen hayır istemem demez ama bu durumda da anne mutsuz olur, kendine hiç zaman ayıramaz sırt bel ağrıları başlar ve bu durum da bebeğe de bir faydası kalmaz zamanla. Böyle durumlarda emzik çok iyi bir kurtarıcı olur. Tek onemli nokta 2 yaşından önce biraktırırız dedi.  Bebekler emme içgüdüsü ile doağlar. En güçlü refleksi emmek olurmuş. Böyle olunca sürekli emmek istiyor. Aa bir baktım henüz sevdiği emziği bulamamıştım bizim ki parmak emiyor, cok cok hem de bir iştahla emiyor aman allahım. İllaki emecek yani 🙂 Parmak emmesi hem duyduğum kadarıyla emziği bıraktırmaktan daha zor hem de emdiği parmağın diğer parmaktan daha ince olması mümkünmüş. Emdiği pramak inceldi diye duyduğum insanlar var. Neyse 2. aya girdiğimiz günlerde ben yine yeni bir emik almış azimle deneyecek hazır bekliyorum. Emzigi aldı ve yine tükürdü. Yine verdim tükürdü. Bu defa öğürmek yok ama geri atıyor sadece. Sonra minik minik ağzında tutmaya başladı bir kaç gün sonra. Sonra bir baktım süre uzadı ağzından uykuya daldı ilk defa. Herhalde o an dünyanın en mutlu annesi ben oldum. Fotoğraf çekip yolladım herkeğe evde bir bayram havası 😂❤ Uykuya daldı daha ne olsun. Daldı ve uyuduktan sonra attı ağzından. O gün bugün hayatimiz değişti. Arabada ağlamadan duruyor, sokağa çıkıyoruz sakin, anne memesini emiyor bitiyor veriyorum emziğini sakince oturuyor ve uykuya dalıyor hatta. bazen Benim de artık çılgınca ağlamadan duran bir bebeğim var 😍

Bir gün Ahmet’le yürüyüş yapıyoruz, bizimkinin emziği ağzından çıkmış kucağına düşmek üzere gözleri şaşı yapmış emziğe bakıyor ama odaklanmış eli de emzigin altında. Bir baktık uğraştı debelenip o emziği bir hırsla geri ağzına soktu. Biz tabi şok. Sonra okudum ki emzik el becerisi geliştirmeye yardımcı bile olurmuş. Yatağın içinde emzik aramak vs bebeğe el becerisi kazandırırmış. Biz şahit olduk 2 aylık haliyle daha tutmayı zor becerirken ittirdi o emziği ağzına.

Demem o ki ancak yaşayan bilir. Her bebek emzik alacak diye bir şey yok. Ben mesela hiç almamışım bebekken, oldukça sakin bir bebekmişim. Nisan’da emzik öncesi ve emzik sonrasi diye ikiye ayrılmış bir hayat var. Emmek çocuğumu rahatlatıyor sakinleştiriyor. Kolik bağırmalarında bile emzikten çıkarabiliyor hıncını. Kısacası herkes yaşadığını bilir, sakın ve emzik istemeyen bir bebeğiniz varken emzik vermem ben, anne memesi almaz, bebek anneyi emzik olarak kullanmaz vs vs gibi zirvaliklari söylemek çok kolay. Anne memesinden kopmadi ayrıca sadece anne sütüne devam.

Dişleri bozulur saçmalığı da 2 yaşından sonrasi için geçerli olabilirmiş. Bu dönemden önce öyle bir risk yok. 2 yaşından sonra devam eden emme alışkanlığında dişlerin yer değiştirmesine vs sebep olabilirmiş. Emziğin hijyenine dikkat edip 2 yaşından önce biraktırılırsa bir sakınca yok. Tatlıya vs bandırıp vermedim sadece sevdiği emzigi bulana kadar 7-8 emzik aldım. Hiç bir emziği almayan bebeklerde vardır eminim. Dünyada var olan bütün emzikleri denemeden pes etmeyecektim onu biliyorum. En azından denedim ama olmadı derdim, size tavsiyem.

Emzik olarak ‘Suavinex’ marka fizyolojik emzigi aldı bizim pamuk, uyuduktan bir süre sonra da atıyor. Bizim hayatımız gerçekten çok değişti emzikle. Darısı emmek için anneye vakumlanan tüm miniklerin başına 🤗🍼

Zeynep ❤

0004

Zeynep’s Baby Shower👼

zbhr

Bir çok defa belirttiğim gibi hamilelik hayatımın en tarifsiz ve her günü birbirinden değişik geçen en güzel serüveni. Tabi ki zorlukları da var ama güzelliklerinin yanında lafı bile olmuyor. Bu özel dönemi daha da güzel hatırlamak için Baby Shower yapmak istedim, sevdiklerimle beraber güzel bir anı daha biriktirmek üzere..

Öncelikle yer seçimiyle başladı bu süreç, aklımda olan yere karar verdikten sonra mekanın kişi kapasitesine göre bir davetli listesi belirledik. Gönlüme göre en yakınlarım 25 kişilik çok şeker bir grup olduk 🤗 Beş çayı olarak düşündük, menü ona göre seçildi.

İki kıyafet giydim, içimde kalmasın diye her iki beğendiğim elbiseyi de giydim. Topuklu ayakkabı 10 dakikalık fotograf sürecinde giydim hemen çıkardım 🙈

Nisan’a uygun olarak bahar konsepti istedim.Çiçekler, pembeler ve gold hakim olsun istedim. Bence fotoğraflar konuşsun 😍

Karşılama panosu, oyun kartları ve el pankartlarını ise konsepte uygun olarak tasarlattim.

IMG_20170306_173027_378

zeynep9

Anı köşesi olarak ne yapsam diye düşünürken aklıma o an her misafirimle instax ile tek tek selfie çekip anı panosuna mandallamak geldi, ömür boyu saklayacağım bir hatıra olsun istedim Nisoşa 💖

DSC_0501

Zeybahar064

Üç farklı oyun hazırladık, bir tanesi anne yani benimle ilgili olan sorular, bir diğeri bebekle ilgili ve sonuncusu ise misafirlerin çantalarında neler olduğuyla ilgili 😊 En yüksek puanı alıp kazanan 3 kişiye daha önceden aldığım hediyeleri verdim. Oyunlar oldukça çekişmeli ve keyifli geçti 🙈

 

Zeybahar116

Misafirlerime hediye olarak minik şeker kavanozları verdim. Kavanozların süslemelerini yine kendim yaptım 💖

zeybaharrrr

Davetli tüm canlarımdan renkli giyinmelerini rica ettim, siyah hariç herkes Nisoş için rengarenk geldi 👼

zeynep30

Pastamı yine tamamen sade ve konsepte uygun olarak naked cake istedim, mevsim cicekleriyle süslenmiş olarak. Babamız sadece ilk başta fotoğraf çekiminde ve pasta kesilirken oradaydı.

zeynep78023

En keyifli anlardan biri de tabiki gelen hediyeleri açmaktı 😍

zeybahar147

33 haftalık Zeynep ❤ 9 haftalık İrem 👭

Fotoğraflar: Merve Gözaçan Photography

Video: Kisabifilm

Elbiseler: Pembe, Vnv. Beyaz, La Pudra.

Mekan, Organizasyon: Five O’clock, Beykoz.

Karşılama Panosu, el pankartlari, Oyun kartları: Parti Zımbırtıları.

Zeynep ❤

 

Hamile Modası 🎈

Hamile Modası 🎈 O da ne?

IMG_20170203_114128_282

Hiç öyle fiyakalı bir başlık olduğuna bakmayın, moda dediğime 🙈 Beklentiniz çok olmasın sadece o kadar çok soru aldım ve alıyorum ki kıyafetlerimle ilgili lütfen paylaşın diye, ben de yazmak istedim.

Öncelikle insanda hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren değişik bir psikoloji oluşuyor. İyi anlamda bahsediyorum. Öğrendiğin anda sanki karnın çıkıyor, hamile moduna doğrudan giriş yapıyorsun 😊 Henüz 11-12 haftalık hamilelerden ‘hamile kıyafetlerinizi nereden alıyorsunuz? ‘ diye sorular geliyor 🙈 ben de o psokolojiye girdim ama sonra hemen çıktım hamile koleksiyonlarını görünce 😜

İlk 3 ay hiç kilo almadım ben, bulantim vs. de hiç  olmadı, ama değişik bir şişkinlik oluyor sanki. Üç ay kıyafet değiştirecek bir sebebim olmadı kısacası. Sadece daha bol pijamalarımla uyumak istedim. Kotlarım üzerime oldu ama sanki skinny jeanlar biraz sıktı gibi hissettim en başından beri. Dediğim gibi aslında ilk başlar benim açımdan tamamen psikolojik ‘yaşasın hamileyim karnım çıkıyor’ beynimin en güzel oyunuydu 😍

Mesela bu elbiseyi bir kaç sene önce almıştım, normal bir mağazadan ama göbekle giymek için de gayet uygun.

Evet yavaş yavaş karnınız büyüyor, bunun keyfi ise inanılmaz. Kotlarımın belleri kapanmaya devam etti ama dışarı çıktıktan 1 saat sonra düğmeler açılmaya başlandı. Hemen elbiselere geçiş yaptım ki zaten ara sıra kot giyiyordum. Elbisenin rahatlığı hiç bir şeyde yok. Mevsim henüz çok soğuk değildi uzun kısa tüm elbiselerimi giydim külotlu çorap gereği duymadan.

IMG_20170212_150332_146

Yavaş yavaş kışa geçişle birlikle acaba kotlarım ne durumda dememle minik göbek izin vermedi ve kot arayışına girdim. Tavsiye üzerine H&M kotlarina baktım ama en küçük bedenleri bile bana biraz büyük geldi, yine de 2 tane aldım ileriki aylarda giymek için. Fiyatları ise oldukça uygun bu arada. İstediğim üzerime oturan kotu ise Gebe mağazasında buldum. Beli ayarlı ilk aylar belini epey sıkmam gerekti ama üzerime tam bir tek o oturdu. Fiyatı ise 3-5 tane alayım dursun diyecek kadar ucuz değildi ki zaten 1 tane fazla fazla yeterdi 9 ay için.  Sonra baktım ki kot dışında mağazada bana hitap eden bir tek ürün yok 🙈 Hamile dediğinizde fiyatlar katlaniyor sanki, tıpkı ‘gelin’ dendiğinde fiyatların iki katına çıkması gibi 😜

Minik göbek iyice kendini gösterince H&M den ve Oysho dan tayt aldım.  Enn rahat kış hamile kıyafeti tayt üzeri kazaklar. Herkesin evinde dökümlü rahat kazakları vardır. Miss gibi kış hamişleri tayt ve kazak candır ben çok rahat ettim. Penti’de de hamile tayti var onu da çok sevdim.

IMG_20161213_145112

Gelelim elbiselere, evde mevcut bütün elbiselerim neredeyse hala hepsi oluyor. Hele triko elbiseler normalde de çok severim onları giydim hep. Bedenim değişmedi evdeki elbiselerim hala oluyor 8. ayımızda. Zaten esnek oldukları ve çook sevdiğim göbeğimi belli ettiği için bol bol elbise giyiyorum en rahatı.  Külotlu çorap ise yine Penti, H&M ve Caledonia’dan aldım. Değişik kalınlıklarda elbiselerimin altına rahat rahat giydim.

IMG_20170303_131103_730

Bu elbise mesela Zara yeni sezon, görünce bayıldım göbeğimle giymeye uygun olunca da hemen aldim, göbek gittikten sonra da çok rahat giyebilirim❤

Hamile kıyafeti kısacası sadede kot, tayt ve külotlu çorap aldım.  Onun dışında evdeki kıyafetlerimden hep uydurup birleştirdim. Siz de bunu rahat rahat yapabilirsiniz. Yeni sezondan beğendiğim şeyler ise yine normal mağazalardan alındı hiç hamile elbisesi arayışına girmedim size tavsiyem sizde girmeyin en fazla bir beden büyük deneyip alın kıyafetlerinizi. ‘Hamile kıyafeti’ arayışına boşu boşuna girmeyin.

IMG_20170219_172150_898

Yine yeni sezon triko bir elbise, her hamileye rahat rahat olabilecek tarzda🎈

Doğal olarak vücut büyüyor ve insan ‘acaba kalçalarım çok mu büyüdü’ gibi sorular sorabilir kendine. Onunda çözümü çok kolay, elbisenizin üzerine uzun bir gömlek giyin, kazak giyin daha ne olsun 🤗

IMG_20170224_102747_316

Kolsuz penye elbisemi bu sezonda giyemeyeceğim için üzerine gömlek, ve işte size bir hamile kıyafeti daha 💖

Pijama olarak ise ben Xs ya da S beden giyerdim, beli sıkan hiç bir şey giymediğim için bir iki tane M beden alt aldım yine normal mağazalardan ve onları giyiyorum. T-shirt’ler ise evdekiler hala oluyor ama arada en güzeli kocanızın t-shirt’leri son aylarda😍

8. aydayız 35. hafta ve artık biraz daha şiştim gibi hissediyorum doğal olarak kilo artiyor. Çoraplarım sıkıyor gibi geldi ve yine gittim kocamınkilerden giydim. Çok eğlenceli oluyor bir daha ne zaman yaparım ki ❤

Elbiselerim hala aynı Xs ya da S 🙈 ben çok zayıf hamile kaldım ve 35 hafta itibari ile 11-12 kilo kadar aldım toplamda şuan 52 kilo civarındayım. Size tavsiyem kimseyle karşılaştırmayın kendinizi, herkesin bünyesi farklı. Herkes farklı yaşıyor bu süreci. Sizinle aynı karnımız hangi beden giyiyorsunuz diyen o kadar çok anne adayı var ki, kaç kilosunuz dediğimde benden en az 10-15 kilo fazla söylüyorlar 🙈 o yüzden siz kendinizi kimseyle kıyaslamayın kendinize yakışanı arayın yeter. Gidip deneyin beğendiğiniz elbiseyi olmuyorsa büyük bedenini deneyin. O da olmuyorsa başka model bakın 🤗 Zaten en fazla 9 ay ilk 3 ayi hesaba katmayın bile ✌

IMG_20170301_124306_825

Yine yeni sezon Zara olduça salaş yazın da çok rahat giyebileceğim bir elbise, hamile elbisesi değil 🎈

Hamile iç çamaşırı konusunda ise hiç bir fikrim yok, ben yine normalde giydiklerimi giyiyorum, yine sadece bir kaç beden büyük alın kilo aldıkça. ‘Hamile’ siniz demek illa hamile kıyafeti vesairesi giymeniz gerek demek değil 😍

Abiye elbiselerde de yine aynı şekilde illa hamile kıyafeti aramayın, hamilelere uygun karnınızı sıkmayan model olsun yeter.

IMG_20170308_170255_535

Yine bir hamile kıyafeti değil,  evde mevcut bulunan eski bir elbisem.

Hamileliği yaza gelecek olan canım hamişler bol bol elbise ohh ferah ferah, uzun kısa hangi model isterseniz. Ben yaz hamilesi olsam kot ve tayt bile almazdım sanırım o kadar söylüyorum ❤

Dediğim gibi hamile moduna girip hamile kıyafeti aramayın çünkü hem pahalı hem seçenek çok yok, normal sezon deneyin önce. Yaşadığım en keyifli dönem, bitiyor diye çok üzülüyorum o yüzden kıyafeti hiç sorun etmedim ne giysem mutlu oldum çünkü kendimi bu süreçte çok çok sevdim 😍🙏

IMG_20170305_104534_696

Baby shower elbiselerim de yine hamile elbisesi değil,  herkesin giyebileceği normal elbiseler. Hamile elbisesi aramadığım için elbise bulmak hiç zor olmadı.  Bu pembe elbise bandaj bir elbise oldukça esnek ve göbeğimle giymeye gayet uygundu bayılarak giydim.

Sorularınız varsa hala, seve seve cevaplamak için hazırım.

Zeynep ❤

En çok sorulan hamile soruları! Yaşasın çatlak kremleri, bebek arabaları ve nicesi ❤

screenshot_2017-01-29-13-44-04-1

Eveet yine bir sürü bilinmezin ve bir standartı olmayan konular ile birlikteyiz. Hamilelikte kilo, çatlak, bebek odası, arabası vs. Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı bir sürü yeni bilinmez. Kimi asla alma çok gereksiz derken, biri muhakkak almalısın diyor. Ben yine kendi inandığım doğrultuda hem iç güdulerime göre hareket ettim hem de tabiki güvendiğim insanların tavsiyelerine kulak verdim.

Bebek eşyaları ayrı bir konu. Tabiki herkesin yine bir fikri var. Asla onu alma, asla bunu alma.. Birinin çok gerekli dediği şeye bir başkası çok gereksiz diyor. O yüzden anlıyorum ki pratikte öğreneceğiz miniğin ihtiyaçlarına göre. İnsan gördüğü her şeyi almak istiyor, bir görgüsüzlük söz konusu oluyor tabi ilk bebek olunca 🙈 İtiraf etmek lazım kızlar için daha çok şey var kızım olacağı halde yine de bence haksızlık 😒

Bebek arabası herkesin en zorlandığı konuymuş.  Bizim yarım gün sürmedi sanırım karar vermek. Tabiki tecrübeli olanları dinledim okudum. İnsan en iyisini almak istiyor tabi, zaten artık her bütçeye uygun çok kaliteli şeyler var, abartmaya gerek yok bu işin bir standartı yok 🙈 Cinsiyeti öğrendikten sonra hemen almak istedik daha doğrusu babası istedi 😊 Sabah kalktık internetten bebek arabalarına ve yorumlara baktık yarım saat. Aklımızda 3-5 marka ve model vardı.

Gidip bakalım dedik, internetten okuyarak olacak gibi değil,  görmek lazım her kafadan ayrı bir ses. Ben açıkçası birinin modeline aşık oldum. Ahmet ise işin açılıp kapanma, guvenlik, ağırlık vs. kısmıyla ilgilendi, yani mantık kısmıyla 🙈 Hepsine baktık, açtık kapadık ve bize mantıklı gelen en beğendiğimizi aldık. Biz Mima Xari aldık, ben sürdüm çok rahat geldi ilk 6 ay için port bebe ve sonrası için kullanacağı kısmı dahil. Ana kucağı ve oto koltuğu kısmı için ise genelde hepsine ayrı bir parça almak gerekiyor. Biz de o hakkımızı Doona’dan yana kullandık. Hop tekerlek çıkıyor hem ana kucağı hem bebek arabası hem oto koltuğu daha ne olsun. Daha doğurmamış arabayı kullanmamış ama bu konuda tez yazabilecek bilgiye sahip arkadaşlar var mesela. Benim hiç bir fikrim yok, kullanayım söz yine fikrimi yazacağım, şimdiden ukalalık yapamam 😊

Bebek odası, kimi aman canım ne gerek var yanında yatsın beşikte diyor. Kimi de odası olmalı canım olur mu diyor. Ben bu süreçte hiç kesin bilgi duymadım 😂 Neyse benim fikrim odası olmalı, biz çalışma ve misafir odamızı bozuyoruz hatta, nasıl olsa hiç bir şey minikten kıymetli değil ✌ Bir yatak bir dolap ve mevcut koltuğumuzla miniğin odasına karar verdik. 2-3 bebek mağazası gezdik yine hemen karar verdik, sparis vs. 4 haftayı buluyor bir de havalandırmak gerek ne kadar da olsa koku oluyor  o yüzden son ana bırakmadık.

İlk 6 ay en azından yanımda yatsın istiyorum, kendi rahatım için değil miniğin rahatı anne yanında mutlu güvende hissetmesi ve kendini kurtarabilecek pozisyonları alabilecek kıvama gelmesi için. En zorlandığım konu anne yani beşik oldu. Herşeye baktım, anne yatağıyla bileşenlere vs. hepsine. Sonra yine en çok beğendiğim tekerlekli bir mini bebek yatağına karar verdim Mariposa’dan. Evin içinde de rahatça gezdirebilirim diye düşündüm. Plastikler içime sinmedi bilmiyorum yine kullanıp göreceğim ben içime sinenleri aldım mantık çerçevesinde yine herkesin doğrusu kendine 🤗

img_20170128_122138_548

Oda henüz bitmedi, bitince paylaşacağım ❤

Gelelim kiloya, en mühim hamile detayına✌ Net bir doktor cümlesi ile başlıyorum. Sen kilo aldıkça bebek büyümeyecek, bebek büyüdükçe sen kilo alacaksın! Hop benim kulağıma küpe. Annem 30 kilo almış mesela bende, çılgınlık ötesi. Yemiş yemiş neyse ki çok zayıf hamile kalmış ama bence yine de cinayet 🙄. Ben 39.9 kilo ile hamile kaldım 🙈 o da ayakkabı kıyafet uzerimdeydi. Sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum, yemem gereken temel gıdaları aldığıma emin oluyorum gerisine tabiki dikkat ediyorum. İştahımın sınırı yok bıraksam 30 kilo alırım toplam🙈 Şimdiye kadar 8 kilo aldım (28.hafta bitmek üzere, 7 ay ). İstediğim her şeyi yiyorum ama abartmıyorum, fazlası her zaman zarar olabilir, unutmayın.  Dediğim gibi herkesin serüveni farklı,  kimseyi örnek almayın herkesin bünyesi farklı doktorununa güvenin yeter. Zayıf olduğum ve herhangi bir sağlık sorunum olmadığı için daha kilolu hamile kalmışlara göre kilo alma sınırım daha yüksek. Hep çok zayıf oldum, hayatımda 41 kilonun üzerine çıkmadım ama sağlığım hep yerinde oldu, kan değerlerim hep iyiydi. Hamile pilatesi yapıyorum haftada iki gün, normal doğum olursa çok faydasını göreceğime eminim, sırt ağrısı falan kalmıyor, kesinlikle tavsiye ederim.

Yoğurdumu, sütümü, etimi balığımı, meyvemi sebzemi yemeye özen gösteriyorum. İlk 3 ay tatlı hiç istemedim ki tatlıya aşık biriyimdir. Şimdi ise oturup bir kilo profiterol yiyebilirim 😋 Reflüm, gastritim çok erken yaşlardan beri mevcut. Hamilelikte ilk başlarda reflüm coştu su içince ama o da 3. ayda geçti.  Portakal suyu mesela midemi yakar hiç içemezdim çok sevmeme rağmen ama hamilelikte inanırmısınız portakal suyu bana iyi geliyor reflü meflü hepsi geçti, ben şimdi nasıl sevmeyeyim bu hamileliği 😍

screenshot_2017-01-29-13-45-42-1

Kendimize gereksiz stres yüklemeden keyif alarak yaptık ve yapıyoruz bütün alışverişi 🤗 Dolabımızda ki ‘To Do List’ mesela, ben işin hep eğlencesini yakalamaya çalıştım çok keyifle yapıyoruz her şeyini ❤ Bizim kız çok şanslı kocaman bir ailesi var herkes onun için bir şey yapmak istiyor ve yapıyor. Tüm hayatı şansı bahtı hep açık olsun, en büyük duam tüm evlatlara ❤

screenshot_2017-01-31-12-22-38-1

screenshot_2017-01-29-13-44-24-1

Çatlaklar! En korktuğum konu itiraf etmek gerekirse. Ergenlik döneminden kalma çatlaklarım var çünkü. Cildim çok kurudur, annemde çok çatlak oluşmuş hamilelikte. Bir de kendi kulağımı çektiğim bir nokta su içmeyi çok sevmemem. O yüzden bu konuda biraz daha dikkat ediyorum. Tavsiye üzerine bir çok şey denedim.Çatlayacaksam kaçınılmaz, ne sürersem süreyim, doktorumda dedi kremlerin vs.etki oranı belli.

Tavsiye üzerine ‘Lierac Phytolastil Gel’ aldım ilk olarak. 1 kutu zaten 1 haftada bitti sanırım ve cildim hiç nemli gibi gelmedi sürdüğüm zamanlarda 🙈 Fiyatı da biraz yüksek olunca başka şeyler denemek istedim. Yine tavsiye üzerine ‘L’Occitane Shea Butter’ denedim oldukça nemlendiriyor yağlı bir yapısı var kıyafetlere dikkat. Bir de tabiki klasik badem yağı ✌ Tüylenme yapabilir dediler ama bende extra bir şey yapmadı. Bir de asıl kullandığım aktardan aldığım bir kaç yağı karıştırdığım ve doya doya sürdüğüm karışım. ‘Kayısı, Buğday, Havuç, Portakal, Susam ve Badem Yağları’nı karıştırıp bir şişeye onu kullanıyorum. Miss gibi de kokuyor, hem doğal hem cildime iyi geldiğini düşünüyorum. Bittikçe yapıyorum karışımı, çok uyguna geliyor hem de ❤

screenshot_2017-01-29-13-46-49-1

Bunlar şimdiye kadar benim yaptıklarım, tavsiye vermek değil amacım sadece yaptıklarımı paylaştım 🤗 Mesela saçlarımı kestirmem yasak 😒 Batıl inancın dibi, annem söz verdirdi doğurana kadar asla kestiremezmişim. Neden mi çünkü bebeğin ömrü kısalırmış 😂 İnanıyor muyum? Asla🙄 Bunu gelip Ahmet’e anlatınca ‘haha ne saçma olur mu öyle şey’ der diye beklerken Ahmet’in cevap: ‘Demek ki doğana kadar saçları ellemiyoruz sakın!’ Onları kıracağıma saçlarımı kestirmem dedim rapunzel Zeynep ❤ ben. Keyfini çıkarın canım hamişler sonuna kadar. Deneyimledikçe paylaşmaya devam edeceğim çünkü paylaşmak çok güzel, çok besleyici. Önerilerinizi de dinlemeye hazırım ❤

Zeynep ❤

screenshot_2017-01-31-12-23-07-1

Benim için hamilelik = Mutluluk ❤

Mutluluk bulaşıcı, kesin bilgi. ❤

2017-01-09-13-45-37

En azından benim için öyle. Hamilelik dediğin çok farklı bir serüven, öyle anlatmakla olacak gibi, dinlediklerinle aynı paralellikle gidecek gibi de değil. Yaşamadan anlaşılacak gibi hiç degil. Herkes bu süreci farklı yaşıyor. Benim için şu ana kadar hayatımın en değişik ve keyifli serüveni mesela. Bu demek değil ki hiç olumsuzluk olmuyor, hormon dediğin şey var zaten istemesende arada sırada seni yokluyor mesela 😊 Sevinçten ağladığım daha çok, normalde fark etmeyeceğim bir şey için göz yaşı dokebiliyorum mesela.

2017-01-09-13-46-06

Arada bir korku geliyor örneğin, kucağıma bir bebek gelecek ve düşünsene kullanma klavuzu yok, tamamen doğaçlama 🙈 Ya da dünya giderek kötü bir yer mi oluyor biz bu çocuğu nasil koruyacağız? Ben kısa süreli böyle şeylere dalmışken hop içimde ki minik bir tekme 3-5 takla sonra ben yine dünyanın en mutlu insanı oluyorum ❤

Doktor kontrollerine giderken ben bir süslenmek, bir telaş, bir heyecan sanki çocuk bizi görecek 🙈

2017-01-09-13-47-11 

Annelikle ilgili büyük laflar edemem, doğurduktan sonra da edemem tahmin ediyorum. Sonuçta biz istedik, çocuğuma öyle ‘bak ben anayım seni ben doğurdum neler çektim 9 ay karnımda taşıdım ahh’ gibi laflar hiç edemem gibi geliyor. Çocuğuma böyle bir yük yüklemek istemem, sonuçta her şeyi göze alarak yaşadığımız bir süreç bu çocuk ne yapsın 😊 Belkide hamilelik beni çok zorlamadı, mide bulantısı vs. yaşamadım ‘sana konuşması kolay’ diyeceksiniz ama yaşasamda konuşamazdım. Evet çok çok kutsal bir şey mucize hatta, ama sanıyorum yinede  bunun arkasına sığınıp büyük laflar edemem 🤗

2017-01-09-13-46-28

Yurtdışında büyümüş olmanın çok faydasını gördüm, çok insan ve bir çok farklı kültür tanıdım. Gördüm ki biz Türkler gerçekten şahsına münhasır bir milletiz, ve ben buna bayılıyorum ara sıra yorucu olsada 😍 Herkesin her konuda fikri var mesela. Doğuranı, doğurmayanı, kadını erkeği, yaşlısı genci herkesin hamilelik ve hatta bebek çocuk bakımı hakkında kesin bilgileri var 😊 Hamileliği ilk öğrendiğimde çok sevdiğim biri bana ‘bak şimdi bu dönemde yapman gereken ilk şey kulaklarını biraz kapa, herkes sana şimdi bilir kişi olacak’ demişti. Dediği gün başladı zaten. Herkesi dinledim tabi, ama en önemlisi benim için doktorumdu, o ne derse doğru o olacaktı benim için hala da öyle. Zamanla baktım ki herkes kötü deneyimlerini anlatıyor, hiç iyi bir şey yok. Kulaklarımda çınlamalar:

● Hazır mısın? Bunlar iyi günlerin..

● Uyku mu, ah uykusuzluktan    ağlayacaksın.

● Doğum dediğin çok zor, sen nasıl doğuracaksın? Normal, sezeryan??

●Doğum sonrası depresyonu, ah o lohusalık, zor günler zor..Hele ilk 40 gün. .

Ve daha bir sürü sayabilirim. Doktorum ilk gün bana ‘sen hasta değil sadece hamilesin, unutma’ dedi. Bu da kulağıma küpe oldu. İlk önce herkese cevap vermeye çalıştım, ”yok ben uykuyu zaten sevmem olsun, doğum mu bilmem doktorum nasıl derse, inş normal olur..” Normal desen ona bir kulp sezeryan desen ona ayri bir kulp bulunuyor🙈 Ama yok herkes benden çok biliyor nasıl olsa baktım kimseye cevap yetiştiremiyorum eyvallah dedim kafa sallıyorum herkese. Arada istisnalar oluyor tabi😜.

img_20170109_213907_686

Doğum tabiki bir bilinmezlik, hele ki ilk hamilelikte. Hiç bir fikrim yok mesela nasıl olacak, ne kadar acı çekeceğim ya da çok mu rahat olacak? Bunları ister istemez aklıma getiriyorum tabi bende ama asla korkutmuyorum kendimi, sonuçta hem doktoruma güveniyorum hem sonucunda kucağıma kızımı alacağım ne kadar kötü olabilir ki, hepimiz bir şekilde doğmuşuz. Kimsenin kötü tecrübelerini duymaya tahammül edemiyorum, o yüzden ben asla anlatmayacağım mesela onu biliyorum. Varsa iyi tecrübeler duymaya hazırım 🤗 Sonra bir yerde okudum, insanlar yaşadıkları iyi ve güzel tecrübelerin %2’sini anlatıyormuş ama yaşadıkları olumsuzlukların çok daha fazlasını aktarıyorlarmış. Mesela düşünsenize yaşanan her felakette kendimize pay çıkarıyoruz, ”aman daha dün oradan geçtim,  arkadaşım oradaydı, depremde az kalsın orada olacaktık son anda vazgectik..” Felaketlere afetlere hep bir pay çıkaranımız olmuştur.

img_20161227_205112_109 

Peki hiç mi güzellik mutluluk paylaşan yok, tabiki var 😊 Hiç tanımadıkların var mesela, 40 kat yakınından daha fazla mutluluk bulaştıran. Sosyal medya üzerinden tanıdığım ama dostum gibi olan, tüm samimiyetiyle iyi dileklerini yollayan. Dünyada iyi ve mutlu insanlar var daha ne olsun. Aile zaten candır, onlar hep koşulsuz şartsız yanındalar. Gerçek dost arkadaş dediğinde aynı şekilde. Zaten yaş aldıkça etrafında kuru ve samimiyetsiz bir kalabalık istemiyorsun, insanlar kendilerini bir bir eletiyor. Sağ olsunlar seni uğraştırmadan kendileri gerçek yüzlerini gösteriyor ve kalan sağlar bizimdir diye daha çekirdek kadro kalıyor, daha samimi daha gerçek❤

img_20170102_191638_619

Hastalıklar, mutluluklar, doğumlar ölümler hepsi bizim için. Nefes aldıktan sonra her şeyin bir çaresi olabilir hayatta, umudumuz olduğu sürece.

Hamilelik benim yaşadığım en keyifli süreç, düşünce gücüne inanıyorum mesela. Yılbaşı akşamı yemeğe gitmeden hemen önce böbrek ağrısı yaşadım. Banyoya gidip ağladım kimseyi üzmemek için, ilaç almamak için. Ağrı eşiğim yüksektir mesela, ama yok böyle bir ağrı. Sonra geçecek geçmek zorunda diye dua ettim ve geçti 😊 Sonra benden mutlusu yoktu. Grip oldum Ahmet’ten bulaştı, 1 hafta ilaç almadan süründüm ama geçti. Ahmet ilaç aldı her türlü takviye aldı ama o da 1 haftada atlattı. İnanıyorum Allah yardım ediyor hamişler❤

Uykusuzluk mesela, epey bir süredir geceleri uyuyamıyorum, sağdan sola dönerken bile uyanıyorum😊 Uyudum diyelim bu seferde tuvaletim geliyor her türlü uyaniyorum sonra uykuya dal mümkünse 😂 Minik pek izin vermiyor saat gece 3-5 biz de sohbet ediyoruz kızımla ne yapalım 😍 13. – 14. hafta da hissetmeye başladım ben hareketleri oldukça zayıf olduğum için. 18. hafta itibariyle tekmeler koltuktan ziplatmaya başladı şimdi ise uyurken uykumdan uyanıyorum bir hareketiyle. Dünyanın en güzel uykusuzluğu 🙏 Doğsun bari beraber uyumayız napalim 😍

img_20161230_172455_833

Evet hamilelik çok zor, fiziksel olarakta ruhsal olarakta. İçinizde büyüyen bir canlı var, bunun psikolojik baskısı zaten yetiyor insana. Dışarıdan gelen baskıyı saymiyorum bile, bazen ”Yeteeer” diye cığlık atmak istiyor insan, bana hastalıklı muamelesi yapmayın ben  mutlu bir hamileyim diye 😏 Kocanızın hamilelik sürecini ne kadar hissedebileceği çok net aslında. Hissedemez. Evet mutluluktan uçuyorlar, tekmeleri hissetmek için saatlerce elleri karnımda oturabilir, ama asla benim hissettiğimi hissedemez ki. O yüzden adamcağızlara saçma sapan yüklenmeyin gereksiz trip atmayın 😊 Arada naz yapın tabi çok sevimli oluyorlar 😍 Bekleyin kucağına alsın onunda dünyası epey değişecektir. Kaldı ki insan bencilleşiyor, hamilelik bir an çok yavaş gidiyor hemen doğsun diyorsun (mesela şuan öyle diyorum doğsun gelsin kucağıma konsun) bir an çok hızlı geçiyor yavrum karnımda daha çok kalsın diyorsun ( yazıyı bitirene kadar fikrim kesin değişecek mesela kesin 🙈)

Canım hamileler ve hamile adayları, mutlu olmak elimizde beynimizde. Keyfini çıkarın, kulaklarınızı tıkayıp,  doktorunuza güvenin gerisi zaten su gibi geçecek 🙏 Gerçekten ama keyfini çıkarmaya çalışın, bir daha geri gelmeyecek bu günler, mutlulukla anın. Kimseyi örnek alıp ona göre davranmayın, herkesin bünyesi ruhu farklı,  kendi doğrunuzu bulun ki gerçek mutluluğu yakalayın ❤ İstediğiniz kadar bebek bakım ve hamilelik kitapları okuyun yeterli olmayacaktır, teorik bilgi edinmek kolay, ama asıl pratik yapınca öğreneceğiz bebekle yaşamı. Kendinizi zorlamayın, herkesin doğrusu kendine bu işlerin bir standartı yok!

2017-01-10-09-50-04

Bir sonraki yazıda en çok merak edilen ve sorulan sorulara cevap vereceğim: Kilo, çatlak, bebek arabası, odası vs. ✌

Mutluluk bulaşıcı unutmayın😍

Zeynep ❤

Ailemiz büyüyor ❤ Mom to be 👼

Mom to be ❤ 3 ay bitti mi 🙈

img_20161026_131205

13. hafta kız olduğunu öğrendiğimizde aklıma bu konsept geldi ve evde çektik 💖

Bu yazacaklarımın yazarak ne kadar tarifi olur bilemiyorum aslında. Yaşadığımız çok tarifsiz, en değişik en heyecanlı, bütün duyguları barındıran çook değişik bir deneyim 🤗

Nasıl öğrendik; adet tarihim geçeli 2-3 gün olmuştu hemen testte çıktı,  sonrası kan tahlili derken o süreç detayı bize kalsın. Öğrenince sevinçten ağladım, güldüm, zıpladım yapılabilecek bütün değişik seyleri yaptım. Yaşadığımız mutluluğu anlatmak çok zor ancak yaşayan anlar 🙂 İlk üç ay aman ne olur ne olmaz diye kimseye söyleme dediler, zira risk her hamile için ilk üç ay var dedi doktorum. Aile ve yakın çevreden de saklayacak değildim tabi. İlk etapta inandırmam zor oldu, ‘hadi canim, yok canım aa nasıl yaaa!! Siz daha gezersiniz diyorduk’ gibi cümleleri çook duyduk 🙂 Beni tanımamışlar ben her türlü minikle de gezerim o kısmı hiç aklıma bile getirmedim, getirmedik Ahmet’le 🙂

img_20161027_161159 

Gelelim ilk 3 ay yaşadıklarıma. . Önce hemen doktora gittik tabi, aklımda bir doktor vardı ama randevu geç bir tarihe alabildik dolayısıyla öncesinde başka bir doktora gittik. İlk önce keseyi gördük (5.hafta) bir sonraki hafta kalp atışı (6.hafta) görüntüde bir şey yok ama resmen kalp atışı duyuyorsun o kadar mucizevi bir durum ki.. Bir sonraki gidişte minik mercimeği gördük,  fasulye derken 8. haftada el tomurcuğu diz kapağı ve oynayan bir minik bebek gördük resmen, yaşadığımız şaşkınlığı anlatamam 😍 Bu kadar hızlı büyümesine inanamadık. 3cm lik şeyin diz kapağı bile var ve hareket ediyor, mucize buymuş meğer.. 

Öğrendikten sonra ki 1-2 hafta çok uyudum, ki uykuyu hiç sevmem. Kapı çalmış telefon çalmış hiç duymamışım bile, öyle tatlı bir uyku hayatımda ilk defa. O süreç çabuk geçti. Gelelim mide bulantısına, 3 gün süreyle herhalde mide bulantilarim başlıyor dedim. Midem ağzımda her yerim ağrıyor derken 4. gün sabahı böbrek taşı düşürdüm. Ben şok. Daha önce bir çok defa taş düşürmüş hatta taşı düşürmeyip ameliyat olmuş biri olarak bu kadar rahat taş düşürmek bir mucize daha olsa gerek. Sonrasında mide bulantısı kalmadı, iştahım hiç kapanmadı, reflüm coştu ama normal zamanda da olduğu için hamileliği çok suçlayamam. Tek Büyük sorunum su içmeyi hayatım boyunca hiç sevmedim bu 3 ay sürecinde de su reflümü azdırıp beni kötü etkileyen tek şey oldu. Sunun yerini tutmaz ama bol meyve suyu, ayran kurtarıcım oldu.

Folik asit dışında bir takviyeye gerek duymadı doktorum. Kısaca bu 3 ay çok mutlu ve çok rahat geçti, kasık ağrılarım dışında 🙈 O da rahim büyüdüğü için çok normalmiş.

6. haftamızda arabayla Bozcaada’ya gittik. Yol 12 saat sürmesine rağmen minik hiç zorluk çektirmedi. 8. haftamızda ise çok önceden planlanmış bir seyahatimiz vardı ve doktor uçakla gitmemizin hiç bir sakıncası olmadığını söyledi Avusturya’ya gittik. Kilometrelerce yürüdük gezdik, minik bu tatilde de bizi hiç üzmedi ❤ Bitti mi?  Hayır 🙈 11. haftamız da işe süpriz bir haftasonu gezisi daha gelişti ve biz yine uçakla İtalya’ya uçtuk. Bizim minik merciş  henüz 3 ayını tamamlamadan üç tane tatil yapmış oldu böylece 😍

img_20160831_090300

Bozcaada’dan 💙

 

img_20161206_122603

Viyana ve Hallstat gezimizden 💫

img_20161108_103705

Çok zayıf olunca minik göbek çok erken çıktı, Floransa

Ben bu süreçte o kadar rahattım ki, doktora gidince ‘ben çok rahatım hiç bir şikayetim yok, kalmadı’ dedim taş düşürdükten sonra. O an doktorum minik bir şaşkınlık yaşadı ve ‘biz önce bebeği bir görelim bakalım’ diyerek hemen ultrasona aldı ve bebeği gördükten sonra ‘ohh rahatladım, bütün şikayetlerim geçti diyince bebeği hemen görmek istedim’ dedi 🙈 Güzel düşünün güzel olsun canım anne adayları ❤

Gribimi es geçemem, ne kadar korunmaya çalışsamda bulaştı ve 1 hafta kadar zorladı. İlaç almadan bol sebze meyve, günde 1 fincan ıhlamur ve bol dinlenme ile 1 hafta süründüm. Burun tıkanıklığı en büyük kabusum oldu, tuzlu su denedim açmadı ama rahatlattı. Olsun 3 ayımız bitiyordu ve biz 13. hafta başında ikili tarama testi için doktorumuza gidip miniği görecektik.

Ve ilk tarama testimiz. 13.haftanin hemen başında doktorumuz tüm organları inceledi, inanılmaz keyifli bir ultrason zamanıydı. Vee asıl soru ‘cinsiyeti öğrenmek istiyor muyuz?’ eveet dedik heyecanla ve doktorumuz ‘KIZ’ demesiyle biz de bir gülme krizi 😍 Ahmet ilk günden beri kız dedi rüya bile gördü. Ben ise kontrole gitmeden bir gece önceye kadar erkek kesin diye gezdim ama son gece rüyamda kucağımda ki kızı görünce kız olduğunu anladım. Çin takvimi de tutmadı bu arada, erkek diyordu ama bizim prenses geliyor 👼Ye ekşiyi doğur Ayşe’yi derlermiş o tuttu 🙂 Deli gibi tatlı seven ben tatlıdan uzaklaşıp ekşi ne varsa benim olsun istedim. Doktor çok net konuşunca %95 diyorum yoksa pembeleri ben giyerim dedi 🙈 Hemen çıkıp iki hediye aldık pembeli ve ailelerimize gidip hediye paketlerini verip açmalarını istedik. Paketlerin içlerinden pembeler çıkınca herkes önce sevinç çığlığı attı ❤ Herkes kız istiyormuş meğer de söylemiyorlarmış 😂

img_20161028_121510 img_20161101_182413

Bu 3 ay hiç kilo almadım bu arada, yarım kilo belki.. İştahımın hiç kesilmemesine rağmen ✌Gereksiz abur cubur yemedim ama onun dışında her şeyi yedim.

Doktora sorduğum ilk sorum neydi dersiniz? ‘İşkembe çorbası içebilir miyim? ‘ 🙈 Doktor tabi kahkahayla, içebilirsin dedi, temiz olduğuna emin olduğun yerlerde. O akşam gidip içtim, yasaklar daha cazip beynin bir oyunu bence 😂 Onun dışında sakatat yasak tabi. Toksoplazma negatif çıktığı için dışarıda asla yeşillik yeme, evde de çok iyi yıkadıģına eminsen ancak ye dedi.

Kedi ve köpek; bizim evde yok ama anneannemiz de bir kedi ve babannemiz de bir köpek var. Doktorum sadece kedi dışkısından uzak dur onun dışında bir sorun yok, hele evde ki köpekten insandan ne kadar zarar gelirse o kadar gelir korkma dedi.

İlk 3 ay böyle geçti bizde. Bundan sonrası bakalım nasıl geçecek 🙏

Bir daha ki yazı daha heyecanlı olacak benden söylemesi minik çok hızlı büyüyor  😍

Zeynep ❤

Viyana ❤ Hallstatt

Viyana ❤ Hallstatt

Bir çoğumuz görüp aşık olmuşuzdur Hallstat fotoğraflarına. Benim aşkım da bir fotoğraf ile başladı. Gitmeyi kafaya koymuştum ama yazın pırıl pırıl güneşli bir gün de mi yoksa karlar altında mı gitmeliydik bu masal köye?

İlk bahara girdiğimiz bir gündü ben yine gezi planı yaparken Hallstatt düştü aklıma, açtım Skyscanner’ı elim de olan tatil günlerini değerlendirip bayram tatilini fırsat bilip aylar sonrasına aldım biletleri. Mart ayında Eylül ayına bilet aldım dolayısıyla çok makul bir fiyata Avusturya’ya gittik. Viyana’ya gidiyorduk oradan da Hallstatt’a gidecektik ve benim pek fikrim yoktu açıkçası Viyana hakkında. Araştırmalara başladım.

Yine oteli de erken bir tarihte Booking’den ayarladık. Grand Ferdinand diye oldukça merkezde butik güzel bir otelde kaldık. Terasında şahane bir manzarası ve minik bir de havuzu vardı. 3 gece 4 gün kalacağımız için merkezde bir otel tercih ettik, her yere çok yakındı, metro dahil.

2016-11-21-15-32-40

Otelin terası ve havuzu, cok guzeldi

Viyana’ya gidene kadar açıkçası bu kadar güzel olabileceğini düşünmemiştim. Tarih kokan harika bir Avrupa şehri olduğuna emindim ama gidince hayran kaldık. Huzurlu sessiz sakin sokakları, muhteşem bir mimari ve açık hava müzesi karşıladı bizi. Ahmet’te ben de müze gezmeyi çok sevmiyoruz o yüzden size şu müze bu müze diyemem ama önemli yapıları, parkları bahçeleri asla atlamıyoruz ❤

2016-11-21-15-23-31

Adeta açık hava muzesi

2016-11-21-15-24-44

Sokaklarda kaybolmak en güzeli. .

Bizim için bir de en önemli konu gittiğimiz şehirlerde ‘nerede ne yemeli ne içmeli’ 😋. Viyana için araştırma yaparken tabiki bol bol şinitzel tavsiyeleri okudum ve iki tane yere şinitzel yemek için haftalar öncesinden rezervasyon yaptırdım. İlki Griechenbeisl, online rezervasyon yaptırdım. Şinitzeli guzeldi. Porsiyonlar her yerde çok büyük. Çok aç değil iseniz 2 kişi bir porsiyonla rahat doyar.

İkinci ise meşhur Figlmüller. Haftalar öncesinden rezervasyon yaptırsamda yine de akşam için yer bulamadım ve öğlen yemeği icin yer ayırırttım. Yediğim en güzel şeylerden biri diyebilirim. Patates salatası var ki aman allahım şinitzelden daha güzel. Şöyle bir durum var ki tavuk istiyorum diye belirtmezseniz asıl şinitzel domuz etinden yapılıyor uyarmadı demeyin. İlk ve en eski şubesi olan yerde yemek istiyorsanız rezervasyon şart. Ben o dönem yeni hamile olduğum için alkol almadım ama bir ev yapımı üzüm suyu var ki ahh ahh. Bu kadar bahsetmişken ne kadar lezzetli olduğunu anladınız sanırım, biz de bu güzelliği bir kez daha yaşamak istedik ve ertesi gün yine aynı yemekleri yedik, hemen ilerisinde bir şube daha açmışlar orada yer bulmak mümkün aklınızda olsun.

2016-11-21-15-44-49

Bu lezzeti bir daha tatmak için bile tekrar gitmeye değer ❤

2016-11-21-15-43-25

Sacher Turta, çikolata sevenler için muhteşem..

 Sacher de Sacher Turta yemeden dönme dediler afiyetle onu da yedik, biraz sıra bekliyorsunuz ama değer. Tatlılar her yerde muhteşem, bol bol yemeli..

Kızımızla ikinci tatilimizdi, 8 haftalık hamileydim bizi hiç üzmedi. Kilometrelerce yürüdük kaybolduk, yorulduk bulduğumuz yeşil alana yattık tam bir Avrupa şehri.

2016-11-21-15-25-48Avrupa şehirlerinin en sevdiğim tarafı şehir içinde bol yeşil alan💚

Eylül ayının ortasında neredeyse 30 derece sıcaklığı hayal etmemiştik ama şansımıza hava şahaneydi. Schonbrunn Sarayı’nin bahçesine muhakkak gidin. Biz hayran kaldık.  

2016-11-21-15-19-13Sarayın bahçesi bence saraydan daha güzel 😍

Bir akşam Prater Park’a gittik çok büyük ışıl ışıl bir lunapark, sadece dönme dolaba binip şehri tepeden seyrettik ama adrenalin sevenler için seçenek çok.

2016-11-21-15-33-28

HALLSTAT ❤

Gelelim Hallstatt kısmına. Açıkçası gidene kadar araştırma yapmış olsamda Viyana-Hallstatt arası ulaşım için çok içime sinen bir bilgi bulamadığım için bu işi Viyana’dan halletmeye karar verdim. Salzburg Hallstatt’a daha yakın olduğu için hep ulaşım bilgileri bu doğrultudaydı araştırdığımda. Tek bildiğim en mantıklı yol tren ile ulaşımdı ve bizi uzun bir tren yolculuğu bekliyordu. Sabah erkenden kalkıp merkezi tren istasyonuna gittik. Bilet satış ofisinden Hallstatt’a nasıl gidilir dedik ve hemen biletlerimizi aldık. Tek aktarma yaparak yaklaşık 3 buçuk – 4 saat süren bir yolculuk bizi bekliyordu. Söylemem lazım ki biraz da pahalı bir yolculuk bizi bekliyordu. Son dakika aldığımız için biraz daha pahalıya almış olabiliriz tabi ama o minik masal kasabasını görmeden dönmeyeceğim kesindi 😍

Wien Hbf istasyonundan binip yaklaşık iki saat sonra Attnang-Puchheim Bahnhof istasyonuna gelip oradan aktarma ile yine yaklaşık iki saat süren bir yolculuk sonrası Hallstat tren istasyonuna variyorsunuz. Tam filmlerde gördüğümüz, dağların arasında minicik bir istasyon.

2016-11-21-15-20-33

Tren yolculuğu boyunca da sizi şahane manzaralar bekliyor 💙 Trenden inip bizi karşı kıyıda kalan Hallstatt’a götürecek olan su motoruna biniyoruz. Gidiş dönüş bileti alıp biner binmez zaten kendimizi manzarada kaybediyoruz. Kısa süre sonra minik cennete varıyoruz. Resimlerde gördüğümüz cennetteyiz. Dönüş saatleri iskelede yazıyor. Son tren saati 18:48’di bizim gittiğimiz dönemde. Sizi karşıya istasyona geri götürecek olan motor saatleri trenlere göre ayarlanıyor zaten kaçırırız treni diye korkmayın sakin.

Bulduğumuz ilk yerde bir şeyler atıştırıp dolaşmaya başladık. Fotoğraf çekmekten başımız döndü tabi. Bir baştan bir başa yürümek yarım saat sürmez sanırım o kadar küçük bir köy. Hava o kadar güzeldi ki kaç kere yürüdük aynı yolu bilmiyorum. Bol bol fotoğraf çektik manzarayı seyrettik.

2016-11-21-15-14-06

Biraz tepelere çıktık, minik hediyelikler aldık derken saatler geçmiş. Kalınır mı derseniz bence 1 gece kalınabilir sabah o manzaraya uyanmak adına. Oldukça sakin sessiz bir yer. Fazla aktivite yok, cok fazla konaklama seçeneği de yoktu araştırma yaparken. Biz kalmayı tercih etmedik. Gölde bisiklet turu yapanlar vardı, tuz madeni de keyifli bir turmuş ama ben hamile olunca biz biraz daha ağırdan alıp dolaşmayı tercih ettik 😊

2016-11-21-15-15-00

Doya doya saatlerce gezdik ve geldiğimiz aynı yoldan geri döndük. Değer mi? Kesinlikle ❤ Fotoğraflar zaten başlı başına her şeyi anlatıyor öyle değil mi..

2016-11-21-15-29-29

2016-11-21-15-13-09

2016-11-21-15-21-45

Şahane bir 3 gece 4 gün geçirdik. Viyana için en az 3 gün derim, Hallstatt’a ise bir daha gidersem karlar altında görmek isterim ❤

Zeynep 🎈

Mavi 💙

IMG_20160719_132401

Mavi aşkına 💙

Giydiğim her iki mavi elbiseyi aşağıda bulabilirsiniz 🎈

Nasıl huzurlu bir renk değil mi? Santoriniye en çok hangi renk yakışır derseniz beyaz evleri, alabildiğine mavi gök yüzü ve deniz mavisine yine ‘mavi’ yakışır derim. Huzur resmen 💙

IMG_20160706_134558IMG_20160723_132054

IMG_20160731_131902

Çok sorulan mavi elbise iyi ki almışım dediklerim arasında. Çok çok para ödemeden internetten alış veriş yapma keyfi bir süredir en sevdiğim. Bu elbiseyi de Santorini için Romwe Fashion’dan almıştım, iyi ki almışım 💙 Hele artik her şeyin bir sezonda tükendiğini düşünürsek çok para vermeden bir şeyler bulmak önemli olan. Sparişten yaklaşık 1-2 hafta sonra ürünler geliyor, şimdiye kadar bir sorun yaşamadım.

Bütün yaz oradan birşeyler getirttim ve kargo süreci dahil bir problem çıkmadı ama yine de internetten alis veriş yaparken mümkünse sanal kart kullanmakta fayda var derim 🙂

Elbisenin Linki: http://m.romwe.com/Blue-Spaghetti-Strap-Backless-Maxi-Dress-p-123247-cat-724.html

Mavi çok yakışır diye düşünerek evde mevcut bulunan başka bir mavi elbiseyi daha götürdüm  💙 Bu sırtı tamamen açık mavi elbise de geçen sene Maldivlere giderken İstagram’dan keşfettiğimiz ‘Bensanabulurum.com’ dan. Hala bulabilir misiniz bilmiyorum ama instagram adresleri @bensanabulurum. Mavi çok yakışmamış mı Santorini’ye sizce de ?

 

IMG_20160709_152703 

IMG_20160721_093214Blue Love 💙

If you ask me which colour suites Santorini the best, I would say Blue. White houses, blue sky and blue sea looks more beautiful with blue dresses. I bought this dress from Romwe Fashion when we decided to go to Santoroni, and ended up with these lovely photos

The link to the dress is below: http://m.romwe.com/Blue-Spaghetti-Strap-Backless-Maxi-Dress-p-123247-cat-724.html

 

Zeynep 💙